Eski Yalı   Duyabildiğine

Yaşantı   Altınkum Vapuru

Düş ve Gerçek   Çocukların Görkemli Düşü ve Acı Gülüşü

İstanbul Düşü

İstanbul Bulutu   İstanbul Mavisi

Tüm şiir kitaplarına internet ortamında erişmek için lütfen seçtiğiniz kitaba tıklayınız.

Eski ve Yeni Boğaziçi'ne


 Su içer gibi
 Kana kana
 Avuç-avuç yudumlayacaksın,
 Sisli-gri
 Ve mavi
 Saçlarından tutacaksın;
 Doyasıya okşayacaksın,
 O canım Boğaziçi’nin,
 Yumuşak-hırçın
 Dalgalarını-akıntılarını;
 Bırakmayacaksın-saracaksın,
 Avuçlayıp seveceksin yosunlarını,
 Gözlerinde gezdireceksin,
 Onun binbir renkli
 Büyülü eski bahçelerini;
 Unutulmayan seslerini
 Kuşlardan-rüzgârlardan
 Dinleyeceksin.
 Oh be dünya varmış
 Diyeceksin…
 Akşamüzerileri
 Kıyılarında dolaşan
 Pembe gülücüklerini;
 Eflatundan lâciverde,
 Maviden pembeye
 Dönüşen özlem dolu öpücüklerini,
 Ürpertili sessizliklerini,
 Nakış-nakış işlemeli, gölgelerini
 Işıl-ışıl sedefli görüntülerini,
 Hışırtılı dalgaların arasında
 Dağıtırken minik martılar,
 Onların beyaz kanatlarında
 Ruhunun derinliklerini
 Yıkayacaksın;
 İliklerine kadar
 Pastan arınacaksın…
 
 Cıvıl-cıvıl çocukların
 Saçlarını okşarcasına,
 Rengârenk bulutlarına koşarcasına,
 Doğanın tüm güzelliklerini
 Yürekten kucaklayacaksın,
 Bu sihirli-görkemli
 Tabloda kaybolacaksın…
 Kayıkhanelerin
 Bir uzantısı olan
 Yıpranmış cumbaların;
 Dökülen kafeslerin-sedirlerin
 Arkalarında kalan,
 Geniş tavanlı
 İşlemeli, oymalı
 Anılarıyla dokunaklı salonlarını,
 Sofalarını-odalarını,
 Şiirler, şarkılar saklayan
 Eski yalılarını
 Düşleyeceksin;
 Bugünkü asık suratlı
 Darmadağın perişan,
 Soğuk beton bakışlı
 Görünümü karşısında,
 Üşüyeceksin-irkileceksin;
 O anda ağlarcasına
 Ürpereceksin-üzüleceksin…
 
 Günleri günleri,
 Yılların yılları
 Kovaladığı denli,
 Geçmiş yılları
 Yeni yıllar izleyecek;
 Bakalım güzelim Boğaziçi
 Yıllar sonra ne duruma gelecek
 Diye dertleneceksin…
 Eski ve yeni anılar,
 Balığın oltaya
 Takıldığı gibi
 Düşlerine çakılacak mı?
 “Sadık Reis’in
 Yıllar ötesi
 Küçüksu’ya sığmayan
 Köhne teknesi,
 Yeniden tüm yaşantını
 Dolduracak mı?
 Kıyı-kıyı
 Bucak-bucak
 Peşini bırakmayarak,
 Kulaç-kulaç
 Arkandan koşacak mı?
 Sana sarılacak mı?
 
 Sevmeyi de sevilmeyi de,
 Bu doyumsuz Cennet’te
 Soluyacaksın-yaşayacaksın.
 Bakışlarını o tarih olmuş,
 O Boğaziçi’ne soyunmuş,
 O mevsimlerin
 O en güzellerinde,
 Eylül’lerinde-Ekim’lerinde göreceksin,
 Ve de yeniden yitireceksin…
 Sonbaharlara
 Uzanan günlerde
 Yollara serpilen
 Kuru yaprakların
 Yeşilinden arınmış,
 Sararmış-ufalmış
 İncecik saplarına tutunarak;
 Çocukluğunun-korkusuzluğunun,
 Delikanlılığının-bıçkınlığının;
 Gençliğinin-deliliğinin,
 Geçtiği o güzelim yıllarının
 Esintisini-sesini,
 Yollarda-kıyılarda
 Duyacaksın-okşayacaksın.
 Akıntıya kapılan
 Dümensiz bir tekne gibi,
 Kürek-kürek
 Yürek-yürek
 Yudumlayacaksın…
 
 Boğaziçi’nin
 Bugünkü perişanlığına baktıkça,
 Hiç kuşkusuz
 Huzursuz-uykusuz
 Kalacaksın;
 İstesen de istemesen de
 Darmadağın olcaksın,
 Ufalacaksın-ufalacaksın,
 Üzüntüden kahrolacaksın…
 
 Gerilerde kalmış,
 Yitirilmiş-bırakılmış
 O en görkemli,
 O en sevimli,
 O en aydınlık
 Güzellikleri yansıtan
 Günleri anımsadıkça;
 Eski Boğaziçi’nde yaşayanların
 Mutluluklarıyla dolacaksın;
 Dünya’ya veda etmişcesine
 Bir sisli tülün arkasında
 Kaybolacaksın.

[Geri] [Giriş Sayfası] [Üst] [İleri]

ŞİİR DÜNYASI'nı
dinlemek için tıklayınız

En Seçme Şiirler   Aşk İçin Söylenenler

Edebi Mektepler ve Edebi Cereyanlar   Divan Şiiri

Edebi Konuşmalar   Şiirimizde Anlamsızlar

Çağdaş Türk Şiiri   Nükleer Silahlardan da Büyük Bir Kuvvet

Diğer kitapları için lütfen burayı tıklayınız

Fotoğraf Albümü için tıklayınız